Cinsel Danışmanlık

Cinsel Danışmanlık Ankara

Cinsel problemlerin temelini oluşturan faktörlere bakıldığında bu faktörlerin yalnızca yüzde birini bedensel faktörlerin oluşturduğu, neredeyse tamamının temelinin ise psikolojik faktörlere dayandığı görülmektedir. Her ne kadar cinsel sorunları tedavi etmek mümkün olsa da çoğu kişi sorunlarına gözlerini kapatır ve tedaviden kaçar.

Cinsel problemlerin nedeni kişiden kişiye farklılık gösterse de cinsel açıdan ailevi baskı altında büyümüş kişilerde cinsel sorunlar neredeyse kaçınılmazdır. Ayrıca cinsellikle ilgili hatalı bilgilendirmeler ve yaşanmış kötü tecrübeler de cinsel problemler yaşanmasına sebep olabilir. Cinsel sorunlar yaşanması kadınlarda da erkeklerde de sıklıkla rastlanan bir durumdur.

Kültürel sebepler kadının cinsel hayatını tabulaştırmaktadır. Hatta bazı kültürlerde kadının cinselliğini eşinin ihtiyaçlarını karşılamak için yaşadığına inanıldığı için kendi cinselliğini önemsemeyip sorunlarının farkına varamayan kadınlar dahi bulunmaktadır. Ayrıca kadın, cinsel fonksiyon bozukluğuna rağmen cinsel hayatına devam edebildiği için bu durum  kadının cinsel sorunuyla yaşamayı tercih edebilmesine neden olabilmektedir.

Kadınların yaşadığı cinsel sorunların kaynağı yalnızca kadınlar değildir. Erkekler kadının cinsel hayatı yönlendirmesinde çok kritik bir role sahiptir. Kadın bazen farklı sebeplerden ötürü cinsel isteksizlik ve soğukluk yaşayabilmektedir. Bu noktada erkeğin soruna yaklaşımı çok önemlidir çünkü onun yaklaşımı problemin çözümüne yardımcı olabileceği gibi sorunun daha kötü bir boyuta ulaşmasına da sebebiyet verebilir. Kadınlarda cinsel isteksizlik erkeklere oranla çok daha sık rastlanan bir durumdur ve kadınlarda cinsel istek eşine beslediği duygu, sevgi, sevilme ve beğenilme hisleri ile doğru orantılıdır. Kadının fizyolojik özelliklerinin yanı sıra, aile içinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi, eşinden destek görememesi, eşi tarafından sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalması gibi sebepler cinsel isteksizliğe yol açar.

Evliliklerinde cinsellik dışında sorunu olmayan çiftler için bu sorunun çözümü kolaylıkla mümkün iken cinsel sorunlarını önemsemeyip tedaviden kaçan çiftlerin evliliklerinde bu sorunların başka uyum ve iletişim problemlerine yol açabildiği görülmektedir. Bu durum da her iki tarafın iş ve sosyal hayatını kötüye etkileyebilmektedir. Eşinin baskısı sonucunda tedaviye sürüklenen kişilerde tedavi genellikle başarıya ulaşamaz. Bu nedenle bu süreçte karşı tarafın eşine anlayışlı ve sabırlı davranması çok önemlidir. Cinsel sorunların altında yatan psikolojik problemlerin çözülmesinde kişinin çözüm konusunda istekli olması ve kendini hazır hissetmesi en önemli koşuldur. Kişinin cinsel probleminin farkına varabilmesi için öncelikle özgüveninin yerinde olması ve cinselliği hak ettiğine inanması gerekmektedir.

Cinsel yaşamında problemler yaşayan bazı kadınlar bu sorunu kabullenip hayatlarını bu şekilde sürdürmeyi tercih etmektedirler. Ancak bu asla bir çözüm değildir ve mutsuzluk, huzursuzluk, tahammülsüzlük gibi başka sıkıntıları da beraberinde getirir.  Bu sıkıntılar, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, karın ağrısı, mide bulantısı, bayılma, çarpıntı, unutkanlık gibi fiziksel problemlere de neden olabilmektedir.

Kadınlarda en sık rastlanan cinsel sorunlar şunlardır:

  • Orgazm olamama
  • Cinsel tiksinti
  • Cinsel isteksizlik
  • Vajinismus (ilişkiye girememe)

Ülkemiz gibi erkeğin cinsellik ile bağdaştırıldığı kültürlerde yetişmiş bir erkeğin cinsel sorununu kabullenmesi oldukça zordur. Cinsel yaşamda erkeğin aktif ve yönlendirici olması gerektiği inancı da erkeğin kendini baskı altında hissetmesine ve performans kaygısı ile sorun yaşamasına neden olabilmektedir. Erkek problemini kabullenmek ve çözüm aramak için zamana ihtiyaç duyabilir. Bu dönemde kadının sabırlı olması gerekmektedir çünkü aksi halde erkek problemin çözümüne karşı direnç geliştirebilmektedir.

Bazı erkekler cinsel sorunlarının çözümü için mastürbasyona başvurarak fiziksel ihtiyaçlarını gidermeyi tercih edebilirler. Ancak bu çözüm sağlıklı değildir. Çünkü bu durum kişide alışkanlık yaratıp eşiyle yaşadığı ilişkiyi seyrekleştirebilir. Cinselliğin seyrekleştiği eşler birbirinden uzaklaşarak problemi çözme konusundaki isteklerini kaybedebilirler.

Erkeklerde görülen cinsel sorunlar şunlardır:

  • Cinsel isteksizlik
  • Orgazm olamama
  • Sertleşme problemleri
  • Erken boşalma

Ruh sağlığının yanında beden sağlığı da cinsellikle ilgili problemlerin çözümünde önemli bir faktördür. Beden sağlığına dikkat ederek yaşanan fiziksel rahatsızlıkların tedavisini ihmal etmemek cinsel problemlerin azalmasına yardımcı olacaktır. Fazla kilo, ağız ve diş hastalıkları, cilt hastalıkları, eklem problemleri gibi genel sağlık sorunları yaşayan kişilerin cinsel sorun yaşama ihtimalleri daha yüksek olduğu gibi bu problemleri çözüme kavuşturma olasılıkları daha düşüktür. Bedensel problemler ile ruhsal sıkıntılar birbiri ile ilişkili olduğu için hem ruh hem beden sağlığına önem verilmesi gereklidir.

Cinsel sorununa karşı kayıtsız kalıp bu konuda tedaviden kaçınan kişilerin eşleri, eşinin kendisini sevmediği, beğenmediği, eşcinsel olduğu, kendisini aldattığı gibi bazı şüpheler içine düşebilmekte ve bu şüpheler evlilikte çözülmesi zor sorunlara sebep olabilmektedir. Oysa evlilik hayatınızı çıkmazdan kurtararak mutluluğu yakalamak basit bir tedavi ile mümkündür. Cinsel problemler her kültür ve eğitim düzeyindeki kişilerin başına gelebilir. Cinsel probleminizi kabul ederek tedavi sürecini başlatmaktan kaçınmayınız.