Gebelikte Beslenme

    Gebelikte Beslenme Ankara

    Bebek anne adayının beslenmesinden doğrudan etkileneceği için hayatın her döneminde olduğu gibi gebelik döneminde de sağlıklı ve dengeli beslenmek çok büyük önem taşır. Bebeğin bedensel ve zihinsel gelişimi henüz anne karnındayken başlar. Bu yüzden, anne adayının bebeğine verebileceği en değerli hediye dengeli ve sağlıklı beslenmedir. Gebelikte stresten uzak kalarak dengeli ve sağlıklı beslenmekte fayda vardır. Temel bazı beslenme alışkanlıklarını benimsemek hamilelikte dengeli beslenme konusunda yeterli olacaktır. Bu alışkanlıklar Op. Dr. Kübra Zengin Altıntaş tarafından aşağıda sıralanmıştır.

    Anne adayları hamilelik döneminde günde 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde az az ve sık sık beslenmelidirler. Sık beslenerek hem açlık hissinin önüne geçmek hem de gereksiz kilo alımını önlemek mümkündür. Ayrıca düzenli beslenme sayesinde gebeliğin ilk aylarında görülen bulantı ve kusma şikayetlerini azaltmak da mümkündür.

    Bir diğer önemli husus anne adaylarının bol su tüketmesidir. Gebelikte en önemli gıda sudur ve günde ortalama 15-20 bardak su tüketilmesi gerekmektedir. Bol su tüketmek bebeğin suyunun azalmasını engeller ve erken doğum ihtimalini azaltır. Ayrıca yapılan bazı bilimsel araştırmalar gebelikte bol su tüketen kadınların bebeklerinin daha kilolu doğduğunu göstermiştir.

    Omega 3 ve omega 6 vitaminleri bakımından oldukça zengin olan balık, bebeğin beyin gelişimini desteklediği için balık tüketilmesi dengeli beslenme açısından büyük önem taşır ve haftada en az 2 sefer balık tüketilmesi tavsiye edilir. Fakat bazı balık türlerinin gebelik döneminde tüketilmesi bebeğe zarar verebilir. Toksik maddeler plasenta yoluyla anneden bebeğe geçip bebeğin bilişsel, konuşma, görme ve motor yeteneklerini olumsuz etkileyebileceğinden içeriğinde bolca ağır metal bulunduran balıklar bu dönemde tüketilmemelidir. Midye bu balık türleri arasında en tehlikeli olanıdır. Midyenin yanı sıra, mezgit, lüfer, levrek, kefal, barbunya ve kalkan da riskli balık türleri arasındadır. Hamilelikte güvenle tüketilebilecek balıklar ise istavrit, palamut, sardalya, hamsi, alabalık, uskumru ve ton balığı gibi balıklardır.

    Omega 3 ve omega 6 gibi doymamış yağ asitleri bakımından zengin besinler bebeğin zeka gelişimini düzenlemenin yanında annenin kan şekerini de düzenlediği için gebelik döneminde günde 2 adet ceviz, 8-10 adet badem ve fındık tüketilmesi tavsiye edilir. Bunun yan sıra bu besinler demir, folik asit ve kalsiyum desteği sağlar.

    Bebeğin sağlıklı kemik ve dişlere sahip olabilmesi için anne adaylarının kalsiyum be D vitamini içeren besinlerin tüketimini artırması gerekmektedir. Anne adayları günde en az 1000 mg kalsiyum ve 600 ıu D vitamini almalıdır. Kalsiyum ve D vitamini içeren bazı besinler şunlardır:

    • 1 su bardağı süt……………..300 mg kalsiyum, 100 ıu vitamin D
    • 1 su bardağı portakal suyu—–350 mg kalsiyum, 100 ıu vitamin D
    • 1 su bardağı tahıl ürünü……20-1000 mg kalsiyum
    • 1 kase yoğurt………………..235 mg kalsiyum
    • 85 gr somon balığı………….180 mg kalsiyum, 450 ıu vitamin D
    • 1 adet haşlanmış yumurta…….40 ıu vitamin D
    • 1 dilim peynir………………220 mg kalsiyum
    • 100 gr haşlanmış ıspanak……145 mg kalsiyum

    Folik asit, nöral tüp defekti gelişimini engellediği için gebelikte folik asit yönünden zengin gıdalar tüketmeye özen göstermek gerekmektedir. Özellikle hamileliğin ilk 3 aylık döneminde günde 400 mikrogram folik asit tüketmek gerekmektedir. Folik asit, kuru baklagiller, tahıl ürünleri, narenciye ve yeşil yapraklı bitkilerde bulunur. Bu gıdaların günlük tüketimi hamilelikte büyük önem taşır. Beslenme yeterli olsa bile hamilelikten önce ve hamileliğin ilk 3 ayında mutlaka dışarıdan folik asit takviyesi yapılmalıdır.

    Hamilelik döneminde demir ihtiyacı fazlasıyla artar bu nedenle bu dönemde demir bakımından zengin gıdalarla beslenmekte fayda vardır. Bu dönemde günlük ortalama 1000 mg demir tüketilmelidir. Balık, kırmızı et, tavuk, baklagiller, tahıl ürünleri, pekmez, kuruyemiş, ıspanak, meyve, peynir ve yumurta demir açısından zengin besinlerdendir. Bu gıdaların yeterli tüketilmesi gebelik döneminde oluşan fizyolojik kansızlığı önlemek için yeterli değildir. Çünkü vücut sıvısı hamilelikte yaklaşık %60 artar ve hemen hemen bütün gebelerde fizyolojik kansızlığa rastlanır. Bu yüzden, tüm hamilelerin hamileliğin 16. Haftasından itibaren dışarıdan demir takviyesi almaları tavsiye edilir.

    Dengeli beslenme alışkanlığı esasen gebelik öncesinde kazanılmalıdır. Ancak gebeliğin hiçbir dönemi bu alışkanlığı kazanmak için geç değildir. Sağlıklı beslenme sağlıklı anneler, sağlıklı anneler sağlıklı bebekler, sağlıklı bebekler ise sağlıklı bir toplum demektir.

    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi